Rönesans Nedir? Nedenleri, Sonuçları ve Özellikleri

Rönesans Nedir? Rönesans Dönemi Özellikleri

Bu yazımızda Rönesans nedir? Rönesans Dönemi özellikleri nelerdir? sorularını tüm ayrıntılarıyla yanıtladık. Orta Çağ dönemin şifacıları ve doktorlarının, cadı ve büyücü diye isimlendirerek asıldığı ve bilim insanlarının kiliseye karşı çıktığı gerekçesiyle öldürüldüğü, para karşılığı insanlara cennetten toprak satıldığı cehaletin yaygın olduğu ve dini otoritenin kuvvetli olduğu bir dönemdi. Bu dönemde sanat, mimari gibi alanların ilerlemesi bir hayli güçtü. İşte Rönesans dönemi bu zamanda insanların hayatlarına girmiştir. Zamanın dini insanlarını önemsemeyen ve sanatçılara, bilim adamlarına destek veren zengin ve malvarlıklı ailelerin yardımlarıyla oluşmuş ve gelişmiştir.

Rönesans Nedir?

Rönesans “yeniden doğuş” anlamına gelen bir kavramdır. Eski Yunan – Roma kültüründe olan özgür düşüncenin yeniden doğuş sürecidir.

Rönesans (yeniden doğuş), orta çağdan sonra gelen ve Avrupa’nın tarihteki gelişiminde dönüm noktası olarak yer almış bir dönemdir. 15-16. Yüzyıl İtalya’sında ortaya çıkan Rönesans, hümanizm akımının insanlar arasında yaygınlaşarak insan yaşamı üzerine odaklanılmasını ve matbaanın bulunmasıyla bilginin geniş kitlelere yayılmasını sağlamıştır. Bunun dışında bazı Yunan kökenli filozoflardan edinilmiş olan alıntılar da toplumların görüş açısını dinin baskın etkisinden uzaklaştırmış. Sonunda deneysel düşünceyi canlandırmıştır. Avrupa yüzyıllardır doğu devletlerinden ekonomik ve bilimsel anlamda gerideyken Rönesans akımının etkisiyle büyük ölçüde toparlanmıştır.

15. yüzyıl İtalya’sında başlayan yenilenme hareketiyle sanat, bilim, felsefe, tarih, edebiyat ve insan sevgisinin önemini tekrar kazandığı aydınlanma çağı Rönesans Dönemi diye adlandırılır. Bu dönemde deneysel düşünceler canlanması, hümanizmin önem kazanması, bilgeliğin ön planda tutulması ile birçok olgu değişmiş ve gelişmiştir. Ayrıca bu harekete öncülük eden gelişmelerden olan matbaanın icadı ve yayılması okur yazar oranının artmasına, bilgilerin çeviriler yardımıyla daha geniş kitlelere ulaştırılmasına da yardımcı olmuş, halkın bilgi seviyesini arttırmıştır. Rönesans İtalya’dan yavaş yavaş İngiltere, Hollanda ve Portekiz başta olmak üzere dünyanın birçok yerine yayılmıştır.

Rönesans sonrasında eskiden değersiz görülen düşünceler değerli görülmeye başlanmıştır. Ayrıca Rönesans kilisenin her alana karıştığı, insanlar üzerindeki her hakka sahip olduğunu düşündüğü ve insanlara cehennem korkusu empoze ederek kendi lehine her şeyi yaptırabildiği bir dönemden insanların düşüncelerinin önemli görüldüğü bir döneme geçişe sebep olmuştur. Din ve kilise insanların hayatında o kadar büyük bir etkiye sahipti. Kilisenin büyücük veya dinsizlikle suçladığı herhangi bir insan direkt olarak meydanda yakılırdı. Bu kadar karanlık bir dönemde Papalar insanlara cennetten yer sattığını iddia ederek insanların paralarını haksız yere almaktaydılar. Döneminin önemli bilim insanlarından Galileo da bu mahkemelerde yargılanmış, haksız bulunarak aforoz edilmiştir.

Rönesans (Yeniden Doğuş) Akımı – Rönesans Devrimi

Rönesans kelimesi ilk defa dini bir terim olarak ortaya çıkmıştır. Yaşamını yitirmiş bir kişinin yeniden hayata gelmesine verilen isimdir. Fransızca “Rönesans”, İtalyanca “Rinascita” şu an bildiğimiz kullanımı ile “Yeniden Doğuş” anlamına gelir.

Rönesans “yeniden doğuş” anlamına gelen bir süreçtir. Eski Yunan – Roma kültüründe olan özgür düşüncenin yeniden doğuş sürecidir. İtalya’da doğan bu akım zamanla Avrupa’nın her yerine yayılmıştır. Bu akım ile beraber Avrupa’da dini otorite sarsılmış, cehalet yok olmaya başlamıştır. Sanat, mimarlık gibi alanlarda yenilikler çağı başlamıştır. Bu süreçte eski Roma ve Yunan eserleri gün yüzüne çıkarıp incelenmiştir. Matbaa ile beraber yayılmıştır. Bu eski eserlerden yola çıkarak yeni formlar meydana getirilmiştir.

Rönesans kelimesinin anlamı olan “yeniden doğuşu” yaşamıştır. Fransız kökeninden gelen “Rönesans” kelimesinin ilk kullanımı, İtalyan bir sanatçı olan Giorgio Vasari tarafından 1550 yılında basılmış bir kitap aracılığıyla gerçekleşmiştir. Bu kelimenin anlamı olan yeniden doğuş, öğrenmenin ve pozitif bilimlerin antik metinlerin tekrardan ele alınmış olmasıyla yeniden doğması ve her şeyin genelinde dünya üzerinde Avrupalılık olgusunun yeniden doğuşu olmak üzere ikiye ayrılabilir. Başta gelişim olayı şehirlerin içinde gizlice ve küçük çapta olmuş olmasına rağmen sonradan bu gelişmişlik akımı ulusal hatta kıtasal ölçüye ulaşarak Avrupa’yı günümüzdeki ileri seviye durumuna getiren ivmeyi yaratmıştır.

Bu yazımızda Rönesans Nerede Başladı? Rönesans’ın İtalya’da başlamasının nedenleri nelerdir? sorularını yanıtladık. Ayrıca Rönesans tarihi ve önemi hakkında bilgi verdik.

Rönesans Tarihi

“Yeniden doğuş” manasında olan Rönesans, 15. yüzyılın sonunda İtalya devletinde başlangıç yapmıştır. Rönesans, Avrupa ülkelerinde karşılaşılan güzel sanatlar, edebiyat ve bilim alanlarında yapılan yenilik ve gelişimleri ifade etmektedir. Bu zaman diliminde, Avrupa devletlerinde birçok radikal değişikliklere rastlanmıştır. 14. yüzyıldan itibaren bazı bilim insanları eski Yunan ve Roma devletlerine ait olan el yazıtlarını tekrar gün yüzüne çıkarmıştır. Bunları yayınlayarak insanları felsefik ve eleştirel düşünme konusunda teşvik etmişlerdir.

Avrupalılar bu eserleri İslâm evreni aracılığıyla yok olmaktan ve unutulmaktan kurtarmış halka tekrar hatırlatmışlardır. Roma, Venedik ve Floransa’da ilk akademiler açılmıştır ve ilk halk kütüphaneleri insanlara sunulmuştur. Bu çalışmalara yön veren aydın kesim daha sonradan halk tarafından hümanistler olarak adlandırılmıştır. Hümanist akımın en bilindik öncüsü olan Petrarca (Petrarka) ile başlamış olan hümanistlerin çalışmaları, matbaanın ilerlemesi sayesinde ise daha da yaygınlaşmıştır.

Rönesans sonrasında eski Yunan ve Roma devletlerine karşı artan ilgi, Avrupa’da edebiyatın yanı sıra resim, heykel benzeri güzel sanatlarından yaygınlaşmasına sebep olmuştur. Bu yeniden keşfetme süreci Fransa, Hollanda, Almanya ve İngiltere gibi birçok Avrupa ülkesinde kısa sürede ve kolayca benimsenebilmiştir. Rönesans sanatçıları, hiçbir dini ve toplumsal bir algıyı dikkate almadan kendilerini sadece sanatlarını yapmaya adamışlardır.

Hümanistlerin eski Yunan ve Roma’ya olan bu düşkünlükleri kilise ve Papa’nın otoritesi üzerinde büyük bir baskıya yol açmıştır. Antik dünya anlayışı ve bakış açısı, hümanistlerin dünya anlayışına büyük ölçüde yön vermiş ve şekillendirmiştir. Bu anlayış doğrultusunda bireyin yeryüzündeki yaşantısındaki en büyük gayesi mutlu olmaktır. Hristiyanlık anlayışında yani kilise ve Papa’ya göre ise asıl hayat yeryüzündeki yaşamın ölüm ile noktalanmasının ardından başlamaktadır.

Bu ve bunun oldukça benzeri bir çok fikir ve olgu hümanistlerin kilise ile çokça kez çelişmesine sebebiyet vermiştir. Bu nedenle hümanistler, inanç bakımından kilise yerine sadece incil ve ilk azizlerin öğütlerine kulak verilmesi gerektiğinin savunucusu olmuşlardır. Hümanistlerin inançla ilgili olan bu düşünceleri, reform hareketlerinin başlamasına sebep olmuştur. Ayrıca bu sürece de öncülük etmişlerdir.

Rönesans’ın Nedenleri

  • Haçlı seferlerinin etkisiyle Doğu’dan kültür ve sanat birikimleri,
  • Avrupa Devletleri’nin İspanya’da bulunan Endülüs Emevi Devleti ve Abbasilerin egemenliği altında bulunan Sicilya aracılığı ile İslam kültürünü ve İslam medeniyetini tanımaları,
  • Eski Yunan ve Roma’ya ait felsefe, bilim, edebiyat ve sanat eserlerinin eğitim alanında okutulması ve incelenmesi,
  • Kâğıdın artması ve matbaanın kullanılması,
  • Matbaa ile birlikte yeni buluş, icat ve düşüncelerin geniş alanlara kolayca yayılması,
  • Avrupa’da yetenekli sanatçı ve düşünürlerin ortaya çıkması,
  • Coğrafi Keşifler ile Avrupa insanının birçok konuda zenginleşmesi, yaşam standartların yükselmesi, düşünce ve bakış açılarının gelişmesi,
  • Bilim insanlarını ve sanatkarları koruyan varlıklı insanların ortaya çıkması ve Avrupa’da “Mesen” adı verilen edebiyat ve sanatı seven bir kitlenin oluşması,
  • Osmanlı’nın İstanbul’u fethetmesinden sonra İtalya’ya kaçan Bizanslı bilginlerin edebiyat, sanat ve bilim alanındaki çalışmaları.

Rönesans’ın İtalya’da Başlama Nedenleri

Rönesans hangi ülkede başlamıştır? Rönesans İtalya’da ortaya çıkmıştır. Rönesans’ın İtalya’da başlamasının nedenleri şunlardır;

  • Ticaretin yaygınlığıyla zenginleşmiş burjuva sınıfının etkin olması,
  • Eski Roma ve Yunan eserlerine ulaşımın kolay olması,
  • Doğu ülkeleri ile iletişim içinde olması,
  • İtalya’nın özgür düşüncenin ortaya çıkması için uygun bir yönetim şekline sahip olması,
  • Papaların İtalyan üniversitelerine etkisi,
  • Osmanlı Devleti’nin İstanbul’u alması ardından Bizanslı bilginlerin İtalya’ya sığınması.
Rönesans Nerede Başladı? Rönesans Tarihi ve Önemi

Rönesans’ın Önemi

  • Bilim ve teknik alanında gelişmeler oldu.
  • Özgür düşünce ve yeni sanat anlayışları ortaya çıktı.
  • Skolastik düşünce yerini bilimsel anlayışa bıraktı. Gözlem ve deney önem kazandı. Akılcılık egemen olmaya başladı.
  • Avrupa’da gelişmenin ve kalkınmanın hız kazanmasına neden oldu.
  • Avrupa’da bilim ve teknoloji alandaki gelişmelerin önünü açtı.

Rönesans Dönemi Özellikleri

Rönesans döneminin özelliklerini belli başlı alanlarda inceledik. Rönesans döneminde özellikle sanatta önemli gelişmeler yaşanmıştır.

Rönesans Döneminde Edebiyat

Rönesans hareketleri “hümanizm” akımı ile başlamıştır. Napoli ve Yeni Roma Akademilerinde Latince, İbranice ve Yunanca metinler incelenmiştir. Dante, Petrark, Bokaçius hümanizmin öncülerindendir.

Rönesans Döneminde Resim

Perspektifin incelenmesi, anatomi biliminin gelişmesi aynı zamanda insan vücuduna ve güzelliğe değer verilmesiyle resimde Rönesans başlamıştır. İtalya’da üç farklı resim okulu açılmıştır. Daha çok manzara resimleri üzerine yoğunlaşmış Venedik Okulu açılmıştır. Tisiyen en önemli temsilcilerindendir. İnsan vücuduna, perspektif ve anatomiye değer veren Floransa Okulu açılmıştır. Temsilcilerinden Ciyoto, Bizans etkisinde kalan İtalyan resmini kurtarmıştır. Leonardo da Vinci, Michelangelo önemli temsilcilerindendir. Dini konular üstüne yoğunlaşan okul ise Roma Okulu’dur. Raphael ise bu okulun önemli temsilcilerindendir.

Rönesans Döneminde Mimarlık

Rönesans döneminde mimarlar Orta Çağ’dan kalma gotik tarzını bırakıp yeni bir mimari üslup oluşturmuşlardır. Bramant ve Michelangelo en önemli temsilcilerindendir.

Rönesans Döneminde Heykeltıraşlık

Antik dönemdeki heykeller ortaya çıkarıldıktan sonra bunlardan esinlenerek yeni heykeller yapılmış ve heykeltıraşlık gelişmiştir. Donatello, Giberti ve Michelangelo en büyük temsilcilerindendir.


Not: Bu konuyla ilgili olarak Rönesans Dönemi Sanatçıları, Mimarları, Bilim Adamları, Bestecileri başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

yorum Yap